Konya Sahib Ata Hankahı

SAHİB ATA HANKAHI:
Dostlar, eğer Konya'ya giderseniz, vakit ayırıp Sahib Ata Külliyesi'nin kalan kısımlarını mutlaka ziyaret etmeye çalışırsanız tarihten günümüze güzel bir yolculuk yapmış olursunuz...
Bu hankah miladi 1258 yılında yapılan Sahib Ata Külliyesine 1276 yılında eklenmiştir.
Taçkapısı (ana giriş kapısı) kesme taştan yapılmış ve taşa adeta dantela gibi motifler işlenmiştir.
Hankah Buhara, Semerkant, Merv, Tirmiz kentlerindeki Türk mimarisinin Anadolu’ya yansımasıdır.
HANKAHLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ: 
Hankahlara tekkelerin çok işlevlisi diyebiliriz. Dervişler ve derviş olmayan derviş ruhlular hankahlarda toplanırlar, kısa bir süre ikamet edebilirler, inzivaya çekilebilirler, yolculuklarda konaklayabilirler. Aynı zamanda buralarda sohbetlere katılabilirler, zorunlu olmayan, gönüllü bilgilere ulaşabilirler... 
Selçuklu dedelerimiz döneminde MEDRESELER VE HANKAHLAR ülkenin maddi ve manevi imarında büyük rol oynamışlardır. Medreseler bugünkü üniversiteler gibi, HANKAHLARI da bugünkü HALK EĞİTİM MERKEZLERİ gibi görebiliriz... Halk Eğitim merkezlerinden farkı, aynı zamanda buralarda konaklama da yapılabiliyor olması...
*************
Hankahlar eğitim amaçlı kurulmuş olmalarına rağmen halkın sosyal ihtiyaçları doğrultusunda yapılanmışlardır. Yerleşik halkın eğitiminin yanı sıra gıda, barınma ve dayanışma merkezleri de olmuşlardır…
Hankahların genelde büyükçe sofası, bir sohbet salonu, bir mescidi, misafirhanesi, bir hamamı, abdesthaneleri, hankahtakilere ve çevredeki ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtan bir mutfağı (imarethâne), müstakil hücreleri, kütüphanesi, ambarı olurdu. Genelde Hankahlar merkezlerde, bir çarşı ve hanın yakınlarında kurulurlardı. Bazı hankahların ahırları ve şifahaneleri de bulunurdu.
*************
Hankahlar halkların manevi eğitiminde büyük rol oynamıştır... Yolcular da hankahlarda konaklayabilirlerdi. 3 günden fazla konaklayanlar misafir sayılmazlardı. Onun için çeşitli işlerde çalışarak hankaha katkıda bulunurlardı..
Her hankahın vakfedilmiş arazileri olurdu. Burada hankahta 3 günden fazla kalanlar Allah rızası için çalışarak hankah katkıda bulunurlardı. Hatta pek çok kişi Allah rızası için çalışıp üretmek için hankahlara gelirlerdi…
*******
Hankahta konaklama ile han veya tabhane gibi diğer misafirhanelerde konaklama arasındaki fark nedir: En önemli fark şudur: Elbiseler hep timiz tutulur, malayani konuşulmaz, yani geyik yapılmaz, namazlar vakit girince cemaatle kılınır, nafile gece namazları özendirilir, seher vakti tövbe ve dua edilir, sabah namazından sonra güneş doğana kadar Kur’an okunur, akşam namazı ile yatsı namazı arasında dua ve zikirle meşgul olunur, yemekler hankah imaretinde muhtaç ve fakirler ile beraber onların arasına oturarak yenilir, fakir ve yetimler ile sohbet edilmeye çalışılır... Sohbet eden kişiler bulundukları ortamdan yanındaki diğer kişilerden izin isteyerek ayrılırlar, izinsiz kalkan kınanır. 
*************
Hankahlar bir şeyh tarafından yönetilir, ama hankaha gelenler veya hankahta konaklayanlar şeyhin müridi olmak zorunda değillerdir... Onun için her mezhep ve meşrepten kişiler Hankahta konaklayabilirlerdi... Böylece değişik görüşlerin biri birlerini tanımaları ve kaynaşmaları sağlanırdı....
Hankahın arazilerinden elde edilen ürünlerin ihtiyaç fazlası satılır veya önceden tespit edilmiş ihtiyaç sahiplerine dağıtılırlardı...
*************
Hankahların çoğunluğu erkekler için kurulmuştu. Ama Hanımlar için kurulmuş olan hankahlar da var idi. 12. Yüzyıldan 18. Yüzyılın ortalarına kadar İslam coğrafyasında çok sayıda hanım hankahları var idi... 18. Yüzyılın ortalarından sonra hanımlar gelişen siyasi ve sosyal çalkantıların etkisi ile yavaş yavaş geri plana çekilmişlerdir veya çekilmek zorunda kalmışlardır/bırakılmışlardır...
*************
Hankahlarda tasavvuf, hadis fıkıh sohbetleri yapılır, mutlaka kuran eğitimi dersleri verilirdi.
Davet edilen veya yolcu olan alimler arasında münazaralar (bugünün moda deyimi ile açık oturumlar) yapılırdı. Böylece insanlar değişik zıt görüşler hakkında bilgi sahibi olurlar ve fikir yürütebilirlerdi...
İnsanlar bizi anlatıldığı gibi cehalet içerisinde falan yüzmüyorlardı. Okuma yazma öğrenenler Allah rızası için kitap çoğaltma işinde çalışırlardı. Değişik dini ve ilmi eserler el yazması olarak çoğaltılırlardı. Yani bir nevi matbaa görevi de üslenirlerdi…
Hankahlarda dini musiki de icra edilirdi. Musikinin ritmine uyarak ilahiler okunur, zikirler çekilir, sema yapılırdı.
Yani Selçuklular döneminde Anadolu halkı imkansızlıklara rağmen belki günümüzden daha çok aydınlanma yaşıyordu..
---------------------------
Saygılar, Selamlar
Muammer Çelik